Yazar: Ayfer
Tunç
Yayınevi: Can Yayınları
Kapak Tasarımı: Utku Lomlu
Basım Yeri /
Tarihi: İstanbul, Kasım 2025
Unutma
yetisini kaybetmenin siyah mermerden yapılmış kaskatı bir levha haline
getirdiği hayatım bundan otuz küsur yıl önce altüst oldu. Bir gece sabaha karşı
bir saatte annemin uyurgezer olduğunu fark ettim. Ama hayatım annem uyurgezer
olduğu için değil, annemin uyur halde gezerken bana söylediği şey yüzünden
altüst oldu. Annem o gece benliğime öyle bir darbe indirdi ki, bir daha
yaşadığım hiçbir şeyi unutamadım.
Annemin annesinden nefret etmesi gibi, ben de annemden nefret mi ediyorum, bu
yüzden mi E.’den kopamıyorum, bağımsız bir Şehnaz olamıyorum diye kendime
soruyordum. Cevaplarından korktuğum sorulardı bunlar.
Unutamayan bir belleğin kişisel muhasebesi, hayata rengini veren otuz yıllık
güçlü bir aşkın anatomisi ve bir ülkenin toplumsal panoraması.
Annesinin uyurgezerliği bilinçdışının labirentlerinde kaybolduğu sanılan aile
sırlarını açığa çıkarırken buna tanık olan Şehnaz’ın belleği unutma yetisini
kaybeder. Öğrendiği sırlar sadece aile sırları değildir, Osmanlı’dan günümüze
uzanan toplumsal ve trajik bir kadınlık durumudur. Ekonomi profesörü Şehnaz
kadınların yüzyıllardır süren yok-hayatlarını sorgularken erkeklerin hayattan
erken çekildiği kadıncıl ailesinin var olma sürecini bir akademisyen gözüyle
ele alır. Kişisel muhasebesini yaparken toplumsal normlara uymayan otuz yıllık
aşkının zehirli yanlarıyla yüzleşir, bu sırada aklında bir başka kadın, büyük
aşkı E.’nin karısı Eyşan vardır.
Annemin Uyurgezer Geceleri, bireysel hatıraların nasıl toplumsal hafızaya
dönüştüğünü güçlü bir edebiyat diliyle sorgularken okurları bu ülkede kadın
olmanın düşünmekten kaçındığımız gerçeğini de düşünmeye zorluyor.
Yorumlarımız:
Günün
yorgunluğundan sonra bir kitap okuyayım, günü geride bırakayım derseniz Ayfer Tunç'un “Annemin
uyurgezer geceleri" romanını önerebilirim.
Konu biraz incitici, tekrarlar biraz fazla olsada sıkılmadan
okunabilir bir roman. Osmanlıdan
Cumhuriyet dönemine dört nesil kadın yaşamı, mücadelesi, kadın olmanın
güçlükleri anlatılmış. Diğer tarafta 4. Kuşak Şehnaz ile E.. diye adlandırılan
erkeğin hikayesi var. İsminden de anlaşıldığı gibi uyurgezer gecelerinde annelerin itirafları konuya farklı boyutlara
getiriyor. Böylece hikayeye başka erkekler de dahil oluyor. Benim okurken
nefesimi kesmedi ama merakla hızlı bir şekilde, rahat okuyabildim. Gurubumuzda
doğrusuyla-yanlışıyla karekterleri, yazarın yazım biçimini tartıştık. Osmanlı
döneminde fillerin savaş için doğudan getiriliş hikayesi fantezi mi, gerçek mi
araştırmadım, ama ilginçti. Kimilerimize göre iktidar savaşı, kimilerimize göre
kadının ezilmişliği erkeğin gücü üzerine kurgulanmış bir roman.
Bekar prof. Şehnaz ile Eyşan'la evli hocası E..nin
ilişkisi tutku mu, aşk mı yoksa toksik bir ilişki mi, okuyun siz karar
verin. ZELİHA




