Krasznahorkai 1954 yılında sosyal güvenlik uzmanı
Júlia Pálinkás ile avukat György Krasznahorkai'nin oğlu olarak dünyaya geldi.
1973-1976 yılları arasında József Attila Üniversitesi'nde hukuk okudu.
Üniversite yıllarında Gondolat Könyvkiadó adlı bir yayınevinde çalıştı.
1985 yılında ilk romanı 'Sátántangó'yu (Şeytan
Tangosu) yayımladı. Kitabın elde ettiği başarı sayesinde kısa sürede Macar
edebiyatının önemli temsilcilerinden biri haline geldi. Yıkımın eşiğindeki bir
köyde, kurtuluşla yıkım arasındaki ince çizgide salınan karakterler aracılığıyla
ahlaki ve toplumsal çöküşü anlatan roman, distopyanın içinden insanın en çıplak
hâlini gösterir. Şeytan Tangosu,
BélaTarr’ın yedi buçuk saatlik siyah beyaz filmiyle (1994) sinema tarihine de
geçti.
1986’da Kegyelmi viszonyok (Af Koşulları) adlı öyküsü yayımlandı. 1987 yılında komünist rejimle yönetilen ülkesinin sınırları dışına ilk defa çıkarak Batı Berlin'e gitti. Burada bir yıl boyunca kaldıktan sonra başta Fransa ve İspanya olmak üzere bir süre Batı Avrupa'da kaldı. İkinci romanı 'Az ellenállás melankóliája' Almanya'da büyük başarı elde etti. Yazar, Bestenliste Ödülü'nün sahibi oldu.
1990'lı yılların başlarında ilk defa Çin, Japonya ve Moğolistan'ı ziyaret eden yazar yazacağı sonraki eserlerinde Uzak Doğu felsefesine de yer verdi. Moğolistan ve Çin’de yaşadıklarını Az urgai fogoly (Urga Mahpusu, 1992) ve Rombolás és bánat az Ég alatt (Gökyüzünün Altında Yıkım ve Keder, 2004) kitaplarında sorguladı.
Savaş ve Savaş (1999), Direnişin Melankolisi (1993), Északról hegy, Délrl tó, Nyugatról utak, Keletrl folyo (Kuzey Dağı, Güney Gölü, Batı Yolu, Doğu Deresi, 2003) ve Seibo Orada, Aşağıdaydı (2008) adlı yapıtlara imza attı.
Ünlü Macar yönetmen Béla Tarr'la çok yakın arkadaştır.
Yönetmenin çektiği neredeyse bütün filmlerin senaryosu Krasznahorkai imzası
taşımaktadır. 1988 yılında 'Kárhozat' adlı filmle başlayan bu ortaklık 2011
tarihli 'A torinói ló'ya (Torino Atı) kadar 5 kez devam etmiştir.
László Krasznahorkai 2015'te Man Booker Uluslararası
Ödülü’nü, 2025'te ise Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı. Nobel Komitesi, ödülün
“kıyametvari bir dehşetin ortasında bile sanatın gücünü yeniden teyit eden,
etkileyici ve vizyoner bir külliyat” ortaya koyduğu için Krasznahorkai’ye
verildiğini açıkladı...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder