26 Nisan 2019 Cuma

Cengiz Aytmatov




12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistan'daki Tanrı dağlarının eteklerindeki Talas vadisindeki Şeker köyünde doğdu. Babası Torekul Aytmatov, Sovyet Kırgızistan'ında seçkin devlet adamı idi, ancak 1937'de tutuklandı ve 1938'de kurşuna dizildi. Tatar kızı olan annesi Nagima Hamziyevna Abdulvaliyeva öğretmendi.

Ailenin dört çocuğundan ilki olan Cengiz Aytmatov’un gençliği sıkıntılı bir döneme denk gelmişti. O dönemde zaten yeni yerleşmeye başlayan siyasî sistemle, bir de savaşla mücadele etmek zorundaydı. Çok genç yaşta çalışmaya başladı; çünkü II. Dünya Savaşı'nın SSCB üzerindeki etkileri gençleri de etkiliyordu, yetişkinler savaşta olduklarından, gençlere büyük iş düşüyordu. On dört yaşında köyündeki sekreterliğe girdi. Burada tarım makinelerinin sayımı, vergi tahsildarlığı gibi işlerde çalıştı. 

Köyünden, Kazakistan'a giderek Cambul Veterinerlik Teknik Okulu'nda okudu. Daha sonra şimdiki Kırgızistan'ın başkenti olan Bişkek'e giderek burada Frunze Tarım Enstitüsü'nde öğrenimine devam etti. Bu dönemde Kırgızca yazdığı kısa öyküleri çeşitli süreli yayınlarda yayımlandı. Ardından Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü'ne geçti ve 1956 ile 1958 yılları arasında Moskova'da okudu. 
Yazmaya bu yıllarda Pravda gazetesinde başladı. Yazdığı eserleriyle üne kavuştu ve 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliği'ne üye kabul edildi.
1958’de ona uluslararası ün getiren Cemile adlı eseri Rusça’ya çevrildi. Cemile, II. Dünya Savaşı yıllarında geçen bir aşk öyküsüdür.
1963 yılında yazdığı Toprak Ana, savaşın getirdiği sorunları inceleyerek dönemin toplum yaşamına ışık tutmaktadır. Aynı yıl “Lenin Ödülü”nü aldı.
1966'dan sonra eserlerini hep Rusça kaleme almıştır.
Cengiz Aytmatov’un en değerli eserlerinden biri olan Beyaz Gemi ise geçmiş-gelecek sembolleri olarak değerlendirilen bir dede ve torunu arasındaki ilişkiyi okuyuculara sunar.
1980 yılında yayımlanan Gün Olur Asra Bedel kitabı ise toplumsal realizm, bir miktar distopya ve bilim-kurgu türlerinin etkileyici bir biçimde harmanlanmasıyla dikkat çekmektedir.
Büyük Yazar, Sovyet ideolojisine bağlı olmasına rağmen, eserlerinde ülkesinin karanlık yanlarını gün yüzüne çıkarmaktan geri kalmadı. Perestroyka  Dönemi’nde yazdığı, büyük ilgi gören 1988 tarihli Dişi Kurdun Rüyaları romanında bahsettiği uyuşturucu kaçakçılığı ve narkotik suçlar buna bir örnektir. Dişi Kurdun Rüyaları” ve “Elveda Gülsarı” romanlarında, yalnız insanların değil, hayvanların da psikolojisini başarıyla anlatmıştır. Romanlarında kurt ve at gibi hayvanlara da yer vermiş, onlara insani özellikler atfetmiş ve bunda da başarılı olmuş dünyadaki sayılı yazarlardan biridir.
Yazar, çocukluğunda halk geleneklerini ve göçebe bir kavim olmanın ne anlama geldiğini biliyordu. Sözlü edebiyatı çok seviyor ve halk masallarını dinliyordu; fakat Aytmatov’un hayatındaki dönüm noktası annesi sayesinde Rus Edebiyatı ile tanışmasıyla gerçekleşti.
“Büyülü sosyalist-gerçekçi” olarak tanımlanan Aytmatov eserleri, Kırgız geleneklerini, destan ve masallarını Rus realizm tekniğiyle harmanlamıştır.
2007 yılında “Altın Yürek Edebiyat Ödülü”nü almıştır.
1990-1994 yıllarında Sovyetler Birliğini ve Rusya'yı, sonra ise 2008 yılına kadar Kırgızistan Cumhuriyetini büyükelçi olarak temsil etti. Ayrıca Avrupa Birliği, NATO, UNESCO ve Benelüks ülkelerinin Kırgız delegeliğini üstlenmiştir.
Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel romanının film çekimleri için gittiği Rusya'nın Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da 16 Mayıs 2008 rahatsızlandı ve böbrek yetmezliği teşhisiyle tedavi için Almanya'ya getirildi. Almanya'nın Nürnberg kentindeki Klinikum Nord'da tedavi gören Cengiz Aytmatov, komaya girdi.10 Haziran 2008 tarihinde Nürnberg'de hayatını yitirdi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder