25 Kasım 2019 Pazartesi

Benim Hikayem






                                               Yazar: Michelle Obama
                                               Özgün Adı: Becoming
                                               Yayınevi: Mundi Kitap
                                               Çeviren: Pınar Kür
                                               Çeviriye temel alınan baskı: Crown Publishinp, 2018 
                                               Basım Yeri / Tarihi: İstanbul, Nisan 2019


ABD’nin eski first lady’sinin samimi, etkili ve ilham veren hikâyesi…
Michelle Robinson küçük bir kızken, abisi Craig’le aynı odayı paylaştığı evden, kovalamaca oynadığı parktan, ebeveynleri Fraser ve Marian Robinson tarafından sözünü esirgemeyen ve korkusuz biri olarak yetiştirildiği Chicago’nun Güney Yakası’ndan ibaret bir dünyası vardı. Ama çok geçmeden hayat onu ilerilere taşıdı; ortamdaki tek siyah kadın olmanın nasıl bir his olduğunu ilk kez öğrendiği Princeton Üniversitesi’nin koridorlarından, güçlü bir şirket avukatı olarak çalıştığı camdan iş kulesine... Sonra bir yaz sabahı Barack Obama adlı bir hukuk fakültesi öğrencisi karşısına çıktı ve özenle oluşturulmuş bütün planlarını altüst etti.
Michelle Obama bu kitapta, eşinin hızlı siyasi kariyeriyle işi ve ailesi arasındaki dengeyi kurmaya çabaladığı evliliğinin ilk yıllarını anlatıyor. Bizi kocasının başkan adayı olma kararının arkasındaki mahrem tartışmaya ve ardından kampanya sırasında popüler ama çok da eleştirilen bir figür olarak oynadığı role dahil ediyor. Ailesinin uluslararası spotlar altında gerçekleşen ve tarih değiştiren yükselişini, Beyaz Saray’da geçirdikleri sekiz önemli yıl boyunca o ülkesini, ülkesi de onu tanırken, perde arkasında yaşadıkları capcanlı hikâyeyi zarif, esprili ve alışılmadık bir açık yüreklilikle dile getiriyor.
Benim Hikâyem bizi Iowa’nın mütevazı mutfaklarından Buckingham Sarayı’ndaki balo salonlarına, yürek donduran bir yastan, zorluklar karşısındaki müthiş dirence doğru götürüyor; özüne uygun yaşamak için çabalayan, tüm gücünü ve sesini yüksek ideallere öncülük etmek için kullanan bu çığır açıcı, benzersiz, tarihî figürün ruhunun derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Michelle Obama kendi hikâyesini dürüstlük ve cesaretle anlatırken okuruna da şu önemli soruyu sorduruyor: Ben kimim ve kim olmak istiyorum? (Tanıtım Bülteninden)

Yorumlarımız:

Güçlü bir anne, güçlü bir irade, başarı ve yükselen bir mücadele.

Çok yakın bir tarih olduğu için ilgimizi daha fazla çekiyor. Dünya devi bir ülkede başkan eşi olmak, üstelik ilk defa siyahi bir bay ve bayan. Michelle Obamanın ilham veren hikayesi.

İmkanları kısıtlı, bağları kuvvetli bir aileden Princeton Üniversitesinin tek siyahi öğrencisi oldu. Camdan iş kullelerinde  güclü bir şirket avukatı olarak çalıştı. Hırslı ve başarılıydı. Kader onu bir yaz sabahı hukuk stajyeri Barak Obama ile karşılaştırdı ve hayatının akışı değişti.

Hikayesinin ikinci bölümünde; evliliği ve ardından beyaz sarayda geçen zamanı samimi bir dille kaleme alıyor. Tüm güzellikler, fedakarlıkları, yanılmaları ve eşiyle paylaşarak geçen günlerini. Çocuklarını yetistirmede ki özenini, annesinin fedakarlıklarını ve daha birçok çalısmalarını samimice dile getiriyor. Ve sonrasını....

Herkesin ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Tercümesi güzel, okunması keyifli bir kitap.   ZELIHA






Michelle Obama



Michelle LaVaughn Robinson Obama 17 Ocak 1964 de Chicago'nun güney kısmında doğdu.
İlköğrenimini üstün zekalılar okulunda tamamladı ve Princeton Üniversitesi'nden ve Harvard Hukuk Okulu'ndan mezun oldu. Eğitiminin ardından Chicago'ya dönerek Amerika'nın bilinen bir hukuk firmasında, Chicago Üniversitesi'nde ve Chicago Üniversitesi Hastanesi'nde çalışmaya başladı. Barack Obama ile Chicago'da hukuk firmasında çalışırken tanışmış ve 1992 senesinde evlenmiştir. 2 kız çocukları vardır.

Alman Subayın Evi



                                   Yazar: Liz Behmoaras     
                                   Yayınevi: Doğan Kitap
                                   Kapak Tasarım: Geray Gencer
                                   Basım Yeri/Tarihi: Istanbul, Kasım 2017



Birde doğdum, ikide büyüdüm, üçte âşık oldum…
Sonra…
Sonrası mutlu bir evlilik olarak da devam edebilirdi… Ancak Birinci Dünya Savaşı yıllarında mutluluk herkese çok uzak bir duyguydu… Yanmış yıkılmış kentlerin, açlığın sefaletin hüküm sürdüğü yıllarda…
O günlerden kalma bir aşk hikâyesi yankısını Alman Subayın Evi olarak bilinen Büyükada'daki metruk bir evde bulacaktı…
Leman, Elsa ve Despina… Aynı okulda okumuş, aynı duyguları paylaşmışlardı; peki onların arkadaşlıkları da, aşkları da diğer pek çok şey gibi savaşın getirdiği yıkıma mı kurban gidecekti?...
Alman Subayın Evi, yarım kalan bir aşkın, ama aynı zamanda bir dostluğun, imkânsız bir paylaşımın, anlaşılamamanın ve yıllarca ödenen bir kefaretin hikâyesi…( Arka Kapak)

10 Kasım 2019 Pazar

Liz Behmoaras





1950 yılında İstanbul’da doğdu. Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nden mezun oldu.

Yazı dünyasına öncelikle gazetecilikle adım attı. 1986-96 yılları arasında Şalom gazetesinin kültür servisinde editör olarak çalıştı. Bu sırada Nokta dergisi, Yeni Yüzyıl ve Cumhuriyet gazetesi ayrıca Liberation, L’Arche ve Tribune Juive adlı Fransız gazetelerinde yazılar yazdı. AFA yayınlarında danışmanlık ve çevirmenlik yaparak pek çok çeviriye imza attı. Ardından Biyografik çalışmalara yöneldi.

Başlıca eserleri arasında, “Türkiye’de Aydınların Gözüyle Yahudiler”“Yüzyıl Sonu Tanıklıkları” röportaj derlemeleri, “Kimsin Jak Samanon?”, “Mazhar Osman Kapalı Kutudaki fırtına”“Suat Derviş Efsane bir kadın ve dönemi”“Bir Kimlik Arayışının Hikâyesi” biyografileri, “Sevmenin Zamanı”, “Sen Bir Başka Gittin” başlıklı romanları sayabiliriz.
Ayrıca Fransa’da yayınlanan, Une Enfance Juive en Méditerranée musulmane ve Femmes Ottomane et Dames Turques  kollektif eserlere katkıda bulundu. Eserlerinden Suat Derviş biyografisi, Bulgarca ve Arapça ’ya çevrildi. Son romanı “Alman Subay’ın Evi” Suat Derviş biyografisinin yeni ve zenginleştirilmiş baskısıyla birlikte yakın zamanda yayınlandı. Yazarın seçtiği biyografi kahramanları genellikle Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş döneminde yaşamış olan ve bu geçiş döneminin çelişkilerini yansıtan kişilerdir. Röportaj derlemeleri ve romanları ise kimlik sorunsallığını sorgulamayı amaçlar.