7 Ocak 2020 Salı

Kapı




                                                Yazar: Magda Szabo
                                                Orijinal Adı: Az Ajto
                                                Orijinal Dili: Macarca
                                                Yayınevi: Yapı KrediYayınları
                                                Çeviren: Hilmi Ortaç
                                                Basım Yeri / Tarihi: İstanbul, Şubat 2018 – 4. Baskı


Bir yazar ve ona ev işlerinde yardımcı olan yaşlıca hizmetçisi. Önceleri birbirlerini anlamakta ve benimsemekte zorlanırlar. Zamanla, çocukluk ve gençlik travmaları Macaristan’ın yakın tarihiyle birlikte örülmüş, bu başına buyruk, mesafeli, tragedya kahramanlarını andıran anne figürüyle yazar arasında çatışmalı ve neredeyse tutkulu bir ilişki kurulur. Hayvanların ve insanların dilinden anlayan, cesur, bilge Emerenc, yazarın yaşama, sanata ve ölüme ilişkin doğru bildiklerini sorgulamasını sağlar.

Benden bu denli farklı olmasına karşın nasıl oluyordu da bana bu kadar bağlanabiliyordu? Benim neyimi sevdiğini anlayamamıştım doğrusu... Daha önce de yazdığım gibi, o zamanlar henüz gençtim, bağlılığın ne denli mantıkdışı, ölümcül ve
güvenilmez bir duygu olduğunu henüz derinlemesine incelememiştim. Karşılıklı bağlılığımız, aşk gibi, birtakım tanımlanamayan bileşkelerin sonucuydu çünkü birbirimizi kabullenebilmek için bir sürü ödün vermemiz gerekmişti.

Magda Szabó’nun ince ve hüzünlü bir mizah duygusuyla kaleme aldığı, otobiyografik unsurlar da taşıyan bu romanı ona 2003 yılında yabancı roman dalında Fransa’nın en saygın ödüllerinden olan Femina’yı kazandırdı. (Arka Kapak)

Yorumlarımız:

Her ne kadar içiniz kavrulsa da, romanı elinizden bırakamıyorsunuz. O kadar sürükleyici ve etkili.

Romanın etkin kahramanı Emerenc hem evin kapısını,  hem de iç dünyasının kapısını herkese kapamış. Bu noktada kendinizle hesaplaşmaya başlıyorsunuz. " Acaba ben de kapalı kutu muyum?" " Bazı şeyleri paylaşsam, hayata daha güzel bakabilir , daha da mutlu olabilir miydim?"

Kitap da  Macaristan tarihini, inançların sorgulanmasını, iyi insan olma vasıflarını görebilirsiniz. Bazen bazılarımız hayata o kadar acımasız başlıyoruz ki, ne kadar iyi insan olsak da , yaşadıklarımız bizi katılaştırıyor ve zinciri kıramıyor,  herşeyle restleşiyoruz. Romanında  yazar adeta kendi biyografisini anlatır gibi. Tabi gerçek payı da vardır, yazdıklarında. Ayrıca akıcı ve heyecanlı. 

" Orada ölümün parıldayan baltasını tutan eller sevgi ve aşkın birleşen elleriydi"
Kitaptan etkilendiğim bir cümle. Lütfen okuyun. ZELİHA

1 yorum: